A-GENEL RUTİN ÇALIŞMALAR
1- Bir otel personeli leguonella kontrol çalışmalarının yürütülmesinden sorumlu tutulmalıdır.
2-
Sıcak su her zaman son kullanma noktasında 50-60 C derece arasında tutulmalıdır.
(Buısı elin dayanamayacağı sıcaklık olacağından kullanıcılar uyarılmalıdır.)
3- Soğuk su her zaman 25 C nın altında tutulmalıdır. (Özellikle yaz aylarında Akdeniz bölgesindeki yapılar için önemlidir.)
4- Otel odalarında özellikle misafir olmadığı zamanlarda her gün musluk ve duş başlıklarından birkaç dakika süreyle su akıtılmalır.
5- Duşlar,duş başlıkları ve musluklar rutin olarak temizlenmeli.Tortulardan kireç ve bio film tabakalarından arındırılmalıdır.
6- Soğutma kuleleri her 3 ayda bir temizlenmeli ve dezenfekte edilmeli.
7- Yılda en az 1 kere kalorifer sistemi temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
8- Her sezonda kaloriferlerin çalışmaya başlamasından önce ve sezon bitiminde olmak üzere yılda en az iki kez,kalorifer sıcak su filtreleri çok yüksek klor düzeyleri 50 ppm ile 2 ile 4 saat dezenfekte edilmelidir.
9- Bütün kullanma suyu filtreleri her 1-3 ayda temizlenmeli ve dezenfekte edilmelidir.
10-
Su depoları,soğutma kuleleri ve su boruları (Bütün görülebilir lokalizasyondaki elemanlar ayda bir incelenmeli ve hepsinin sağlam ve sızdırmaz olduğundan emin olunmalıdır.
11- Sistemdeki bakım çalışmaları ve yenilemelerde,şebekede kesintili akım yaratılmadığından emin olunmalıdır.

B-VAKA SALGIN BİLDİRİLDİĞİ DURUMDA YAPILMASI GEREKENLER

1- Hemen ilgili sağlık kurumu ekipleriyle uygun su numuneleri alınıp laboratuara iletilmelidir.
2- Genel rutin önlemlerden hangisinin aksadığı / aksamış olabileceği kontrol edilmeli ve not edilmelidir.
3- Ardından DEKONTAMINASYON önlemleri başlatılmalıdır.

A- En az 24 saat süreyle sıcak su tankları 60 C derecenin üstüne çıkartılmalı.
B- En az 24 saat tüm musluklar 50 C’nin üzerinde tutulmalı
C- En az 24 saat süre ile serbest klor miktarı 2-3 ppm  olacakşekilde hiperklarinasyon yapılmalı.
D- Kaynak olabilecek ve kaynak olduğu saptanan ekipmanların kullanımı durdurulmalı (soğutma kuleleri,evaparatörler vb.) gibi.
E- Drenaj temizleme (yüzeylerden biyolojik tortuların uzaklaştırılmasında biodispensatların kullanımı dahil) dezenfeksiyon gerçekleştirilmeli.
F- Donanımdaki arızalar onarılmalı.
G- Ölü boşluklar,tıkanıklıklar kaldırılmalı suyun durgun anlarda birikmesi önlenmeli filtreler temizlenmeli ve dejenere edilmeli.

4- Bir hafta sonra ilgili sağlık kurumu ekibi ile birlikte aynı örnekleme noktalarından yeniden örnekler alınarak laboratuara gönderilmeli.
5- Düzenli bakım sağlanmalı ve iki ayda bir su örnekleri alınarak Legionella türlerinin varlığı açısından incelenmek üzere laboratuara iletilmelidir.  

LEJYONER HASTALIĞI TEHLİKESİNE DİKKAT!  
Lejyoner hastalığı genellikle binaların su sisteminde yuvalanıyor.

Geçtiğimiz yıllarda İspanyada ve Yunanistan da sık görülen ve geçen yılda ülkemizde de bir otelde görüldüğü basın aracılığıyla yansıyan ve popüler olarak lejyoner hastalığı adı verilen bu hastalık konusunda  Dr. Yüce Kayabek  hastalığın belirtileri ve nereden bulaştığı konusunda derneğimize bilgi verdi.Hekimin verdiği bilgilere göre Hastalık ölümcül sonuçlara yol açabiliyor.1976 yılında Philedelphia’da Amerikan lejyon toplantısına katılanlar ’dan 221 kişi zatürree geçirdi.  34 kişisi öldü.Ölenlerin otopsi materyallerin den izole edilen negatif çomak   Legionella Pneumophila olarak adlandırıldı

Bu hastalığa Lejyoner hastalığı adı verildi.Kayıtlar aynı otelde 1974 yılında Oddfellow toplantısına katılanlardan 11 kişinin de benzer bir hastalığa yakalandığını Gösteriyordu.

Geriye dönük araştırmalar ilk kayıtlı epideminin 1965 yılında Washington’da bir psikiyatri hastanesinde saptandığını ortaya koyuyordu.Bu bilgilerden anlaşılacağı üzere Lejyoner hastalığı yeni bir hastalık değil, Bakterinin tanımlanması zor olduğu için yeni bulunmuş bir hastalık gibi algılanmaktadır. Solunum yolu ile alınan yada aspire edilen bakteriler ile karışık partiküller yolu ile bulaşıyor.Son zamanlarda aspirasyonun daha önemli bir mekanizma olabileceği düşünülmekte.Lejyoner hastalığının kuluçka süresi 2-10 gün ve hastalık yüksek ateş ve öksürük ile başlıyor.

Bulantı kusma ishal gibi şikayetler görülebilse de hastalık için tipik değildir.Solunum sistemine ait şikayetler başlangıçta belirgin olmayabilir.Tedavi edilmeyen vakalarda ölüm oranı %10 ila % 30 arasında bildirilmektedir.Yatırılarak tedavi edilen vakalarda,erken ve uygun tedaviye rağmen ölüm oranı % 5 ile %10 olarak bildiriliyor.Hastalığı gören doktor Lejyoner hastalığını düşünmezse doğru tedavi uygulama şansı çok az.Kişisel korunma önlemi olmaması hastalığın değişik bir boyutu.Ancak büyük binaların otel,hastane vb yerlerde kullanılan su sistemlerinin, yüzme havuzları-nın ve su soğutma kulelerinin bakteriden arındırılmaya çalışılması gerekiyor.Bakteriler su sistemine dışarıdan girmezler.Başka bir değişle binaya giren suyun ültraviyole gibi yöntemlerle sterilize edilmesi bir anlam taşımıyor.Legionella binanın su  sisteminde ,boru, musluk ve duş ağzı gibi yerlerde oluşmuş bio film tabaka denilen yosun amipler ve canlı organizmaların oluşturduğu kalıntılarda yaşar.Korunmada amaç bu tabakaların yok edilmesi.Normal dozda klor yada ısı uygulaması bio film üzerinde etkili değil.Süper klorinizasyon ise toksit korozif ve pahalıdır. Yüksekısıda pahalı ve tehlikelidir.Bugün için bio film tabakasının yok edilmesinde ve dolayısıyla legionella’nın öldürülmesinde en etkin metot bakır gümüş iyonlarıyla yapılan dezenfektasyondur.